E-ticarette satıcıya yalnızca alış ve satış fiyatı arasındaki farka bakılarak idari para cezası verilebilir mi? Anayasa Mahkemesi, Muhammet Babur başvurusunda (B. No: 2021/24689) fiyat artışının haksız olup olmadığına esastan karar vermedi; ancak satıcının ileri sürdüğü e-ticaret maliyetlerinin ve bilirkişi talebinin hiç tartışılmadan yaptırım uygulanmasını mülkiyet hakkının ihlali saydı. Karar, 16 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.
Haksız Ticari Uygulama Kararında Öne Çıkan Noktalar
- Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, 6/5/2026 tarihli kararla Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
- Pandemi döneminde internetten kolonya satan işletmeye Reklam Kurulunca 104.781 TL idari para cezası verilmiş ve ticari uygulamanın durdurulmasına karar verilmişti.
- İdare Mahkemesi ve istinaf, başvurucunun e-ticaret maliyet itirazını, bilirkişi talebini ve durdurma yaptırımının gerekçesini tartışmamıştı.
- Karar, davanın sonucuna ilişkin bir tutum içermez; yeniden yargılamada delilleri değerlendirme yetkisi ilgili mahkemededir.
Olay: Pandemi Döneminde 200 ml’lik Kolonya
Başvurucu, internet platformu üzerinden de satış yapan bir işletmenin sahibidir. Konya Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünün 25/3/2020 tarihli denetiminde, B. marka 200 ml’lik kolonyanın fatura tarihi 11/3/2020, birim alış bedeli 7,04 TL ve birim satış bedeli 24,55 TL olarak tespit edildi. Reklam Kurulu, 14/4/2020 tarihli toplantısında başvurucunun COVID-19 salgınının tüketiciler nezdinde yarattığı olumsuz etkiden faydalanarak ürün fiyatını piyasa mekanizmasının normal işleyişi dışında artırdığı sonucuna ulaştı; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 77. maddesinin on ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 104.781 TL idari para cezası verdi ve anılan ticari uygulamanın durdurulmasına karar verdi.
Satıcının Savunması: E-Ticaretin Gerçek Maliyeti
Başvurucu, idari yaptırımın iptali için dava açtığında e-ticaret satışının maliyetini kalem kalem ortaya koydu. Başvurucuya göre alış bedeli 7,65 TL olan ürünün internetten satılmasında paketleme 1,85 TL, kargo 10,44 TL, internet sitesi komisyonu 4,43 TL ve işyeri kirası, personel gibi dolaylı giderler 0,96 TL tutuyor; gerçek maliyet 24,60 TL’ye ulaşıyor ve ürün 24,55 TL’ye satıldığında 0,05 TL zarar oluşuyordu. Aynı ürünün yüz yüze satışında maliyet 8,61 TL idi ve 9,82 TL’ye satışta 1,21 TL kâr elde ediliyordu. Başvurucu, gerçek maliyetin belirlenmesinde tereddüt oluşursa bilirkişi raporu alınmasını da istedi ve faturaları ile diğer belgeleri sundu.
İdare ve Yargı Ne Dedi?
Davalı idare, ürünün 11/3/2020 tarihli faturaya göre 7,64 TL’ye alındığını, 18/3/2020 tarihli faturalara göre ise 29,5 TL’ye satıldığını; internet sitesine verilecek komisyon ve maliyetlerin satış fiyatına eklenmeden bedelin belirlendiği iddiasının ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığını savundu. Ankara 10. İdare Mahkemesi, 12/11/2020 tarihinde davayı reddetti; kararda başvurucunun iddialarının alım ve satım fiyatları arasındaki mühim sayılacak farkı izaha yetmediği belirtildi. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi de 7/4/2021 tarihli kararıyla istinaf istemini reddetti. Başvuru 7/5/2021 tarihinde Anayasa Mahkemesine yapıldı.
AYM’nin Değerlendirmesi: Fiyat Değil, Usule İlişkin Güvence Belirleyici
Anayasa Mahkemesi, idari para cezasının mülkiyet hakkına müdahale oluşturduğunu, müdahalenin kanuna dayandığını (6502 sayılı Kanun m. 77/12-e) ve tüketicinin korunması ile piyasa düzeninin sağlanması yönünde meşru bir amaç taşıdığını kabul etti. Müdahalenin amacı gerçekleştirmeye elverişli olduğunu, gerekli olmadığının da söylenemeyeceğini belirtti. Asıl sorun orantılılıkta ortaya çıktı: Mülkiyet hakkının usule ilişkin güvenceleri gereği, başvurucuya itirazlarını etkin biçimde ortaya koyma imkânı tanınmalı; kararın sonucuna doğrudan etki edebilecek iddia ve savunmalar yargılama mercilerince değerlendirilip açık, ilgili ve yeterli bir gerekçeyle karşılanmalıdır.
Mahkemelerin tartışmadığı üç nokta
- Esaslı iddia tartışılmadı: Başvurucu, e-ticaret ve fiziki satışlara ilişkin maliyet farkını tutarlarıyla ayrıntılandırmış ve fiyat artışının haksız ticari uygulama niteliği taşımadığını ileri sürmüştü. Yargılama makamları, uyuşmazlığın sonucunu değiştirebilecek bu iddiayı hiç tartışmadı ve başvurucunun açıklamalarını hangi yönden yetersiz gördüklerini belirtmedi.
- Bilirkişi talebi karşılıksız kaldı: Hâkim ya da mahkeme kural olarak bilirkişi incelemesi yaptırmak zorunda değildir; ancak somut olayda bilirkişi raporuna neden ihtiyaç duyulmadığı da açıklanmadı.
- Durdurma yaptırımı gerekçelendirilmedi: İdari para cezasıyla birlikte ticari uygulamanın durdurulmasına da karar verilmişti. İlgili hükümde bu yaptırımın gerekli görülmesi hâlinde uygulanabileceği belirtildiği hâlde, neden gerekli görüldüğüne ilişkin bir değerlendirme yapılmadı.
Bu eksiklikler karşısında Anayasa Mahkemesi; başvurucunun itiraz ve savunmalarını etkin biçimde ortaya koyamadığı, mülkiyet hakkının korunması için gerekli usuli güvencelerin sağlanmadığı, müdahalenin başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediği ve kamu yararı ile birey arasındaki adil dengeyi bozduğu, dolayısıyla ölçülü olmadığı sonucuna vardı.
Kararın Sonucu
- Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildi.
- Karar örneği, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 10. İdare Mahkemesine (E.2020/944, K.2020/1662) gönderildi.
- Başvurucunun 200.000 TL tazminat talebi reddedildi; yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağı belirtildi.
- 487,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.487,60 TL yargılama gideri başvurucuya ödenecek.
- Karar, 6/5/2026 tarihinde oybirliğiyle verildi.
Önemli Not
Anayasa Mahkemesi, hak ihlali kararından davanın sonucuyla ilgili bir tutum sergilediği sonucunun çıkarılmaması gerektiğini; delillerin dava ile ilişkisini kurma, bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisinin ilgili mahkemelere ait olduğunu açıkça belirtmiştir. Yani karar, fiyat artışının haksız olmadığı anlamına gelmez; yaptırım uygulanırken satıcının esaslı itirazlarının incelenip gerekçelendirilmesinin zorunlu olduğunu gösterir.
Satıcılar ve Şirketler İçin Pratik Çıkarımlar
Kararın gerekçesinden çıkan başlıca noktalar şunlardır (genel bilgilendirme niteliğindedir):
- Maliyet kalemlerini tutarlarıyla ve belgeleriyle gösterin: Pazaryeri komisyonu, kargo, paketleme ve işletme giderleri gibi kalemler, fiyatın oluşumuna ilişkin esaslı bir savunmadır; başvurucu bunları ayrıntılı rakamlarla ortaya koymuştu.
- E-ticaret ve fiziki satış maliyetini ayrı hesaplayın: Karar, bu maliyet farkının hiç tartışılmamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirmiştir.
- Bilirkişi incelemesini talep edin: Mahkeme bilirkişiye başvurmak zorunda olmasa da talebin neden gereksiz görüldüğünü açıklamalıdır.
- Durdurma yaptırımının gerekçesini sorgulayın: İdari para cezasıyla birlikte uygulanan durdurma yaptırımının neden gerekli görüldüğü karar gerekçesinde yer almalıdır.
- Esaslı iddialarınızın karara yansıdığını kontrol edin: Kararın sonucuna etki edebilecek iddialar değerlendirilip gerekçeli biçimde karşılanmıyorsa kanun yolları ve gerektiğinde bireysel başvuru gündeme gelebilir.
Sonuç
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, tüketiciyi koruma amacının, satıcıya yöneltilen yaptırımın esasını oluşturan maliyet savunmalarını incelemeden ceza verme yetkisi tanımadığını gösteriyor. E-ticarette fiyat yalnızca alış bedelinden ibaret değildir; kargo, paketleme, komisyon ve işletme giderleri de fiyatın parçasıdır. Bu kalemleri tutarlarıyla ve belgeleriyle ileri süren satıcının savunması, açık, ilgili ve yeterli bir gerekçeyle karşılanmak zorundadır. Karşılanmadığında ise ortaya çıkan sonuç, mülkiyet hakkının usule ilişkin güvencelerinin ihlalidir.
Kararın Tam Metni
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, Muhammet Babur Başvurusu (B. No: 2021/24689), Karar Tarihi: 6/5/2026, R.G. Tarih ve Sayı: 16/10/2026 – 33402.
Sık Sorulan Sorular
Anayasa Mahkemesi bu kararda fiyat artışının haksız ticari uygulama olup olmadığına karar verdi mi?
Hayır. Anayasa Mahkemesi, ihlal kararından davanın sonucuyla ilgili bir tutum sergilediği sonucunun çıkarılmaması gerektiğini belirtmiştir. İncelemesi, yargılama makamlarının başvurucunun esaslı iddialarını ve talebini değerlendirip gerekçelendirip gerekçelendirmediğine ilişkindir.
Hangi hak ihlal edilmiştir?
Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ihlal edilmiştir. İdari para cezası, mülkiyet hakkına müdahale olarak değerlendirilmiş ve usule ilişkin güvenceler sağlanmadığı için müdahale ölçülü bulunmamıştır.
Başvurucu maliyet itirazı olarak neleri ileri sürmüştür?
Başvurucu, internet satışlarında paketleme, kargo, internet sitesi komisyonu ve işyeri kirası ile personel gibi dolaylı giderlerin maliyeti artırdığını, aynı ürünün yüz yüze satışında maliyetin daha düşük olduğunu belirtmiş ve gerekirse bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir.
Karar sonrasında ne olacak?
Karar örneği, yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 10. İdare Mahkemesine gönderilmiştir. Tazminat talebi reddedilmiş, 40.487,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar Resmî Gazete’de ne zaman yayımlandı?
Karar, 16/10/2026 tarihli ve 33402 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir dosya için hukuki görüş veya danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebileceğinden, işlem yapmadan önce güncel durumun bir avukat tarafından kontrol edilmesi önerilir.