CMK Madde 216 – Delillerin tartışılması

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu · Üçüncü Kitap – Kovuşturma Evresi › Birinci Kısım – Kamu Davasının Yürütülmesi › Dördüncü Bölüm – Delillerin Ortaya Konulması ve Tartışılması

Delillerin tartışılması

Madde 216

(1) Ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada söz, sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanunî temsilcisine verilir.

(2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap verebilir.

(3) Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir. (Ek cümle: 15/8/2017-KHK-694/148 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/143 md.) Bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez.

CMK Madde 216 ile İlgili Yargı Kararı

Yargı Kararı

Hükümden Önce Son Söz Hazır Bulunan Sanığa Verilmelidir

Yargıtay Ceza Genel Kurulu · 12.06.2018 · 2017/1098 E., 2018/283 K.

Kararın konusu ve sonucu: Kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmünün Yargıtay 3. Ceza Dairesince bozulması üzerine yerel mahkeme bozmaya direnmiştir. Direnme kararına konu 25.02.2016 tarihli oturumda sanığa son sözü sorulduktan sonra sanık müdafiinin tekrar beyanı alınmış ve hazır bulunan sanığa son söz verilmeden duruşma bitirilmiştir. Ceza Genel Kurulu, CMK’nun 216. maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir” düzenlemesine dayanarak, son sözün sanığa ait bulunduğuna ilişkin usul kuralının emredici nitelikte olduğunu, bu kurala uyulmamasının kanuna mutlak aykırılık oluşturduğunu ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğunu belirtmiş; hükmü, hükümden önce son sözün hazır bulunan sanığa verilmemesi isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin oybirliğiyle bozmuştur.

  • CMK’nun 216. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir.
  • Son sözün sanığa ait bulunduğuna ilişkin usul kuralı emredici niteliktedir; bu kurala uyulmaması kanuna mutlak aykırılık oluşturur.
  • Sanık müdafiinin tekrar beyanı alınarak hazır bulunan sanığa son söz verilmeden duruşmanın bitirilmesi, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
  • Kural, “kamu davasının kesintisizliği ve sürekliliği” ilkesinin doğal bir sonucu olarak bozmadan sonra başlayan yargılamalarda da aynen geçerlidir.
  • Bu aykırılık, temyiz incelemesi aşamasında hükmün esasına geçilmeden önce bozma nedeni kabul edilir.

Kararın gerekçesini ve tam metnini oku →

Bu sayfadaki metin, Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi’nde yayımlanan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun konsolide metnine göre hazırlanmıştır (son işlenen değişiklik: 8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanun). Mevzuat sık değişebileceğinden resmî ve güncel metin için mevzuat.gov.tr esas alınmalıdır.

§

Resmî Metin — 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu

Kanunun güncel ve resmî metnine T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşabilirsiniz.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nu Görüntüle → Kaynak: mevzuat.gov.tr — T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir dosya için hukuki görüş veya danışmanlık yerine geçmez.